Doğaya Açılmak

Dağ kulübesinin küçük hacmi içinde “açıklık” kavramına mekansal karşılıklar bulmaya çabalayan proje, formunda esinlendiği doğayla iç içe bir yaşam sunuyor.

Montreal’in yaklaşık 110 kilometre uzağındaki Suton dağ köyünde, ormanlık alanın içinde konumlanan yapı, keresteci olan ilk sahibi tarafından depo, ikinci sahibi tarafından ise kulübe olarak kullanılmış. Yapıyı satın alan son kişinin daha fazla hacim ihtiyacına karşılık olarak mimarlık ofisi, yapının taban alanını koruyarak kat yüksekliğini artırmayı tercih etmiş. Zeminde daha dar olan hacim üst katta genişletilip beşik çatıyla tamamlanırken ağaçların toprakla kurduğu ilişki ve doğal büyüme biçimlerinden esinlenilmiş.

Vaziyet planı
Kat planları
Kesitler

Tasarımın şekillenmesindeki esas kaygının doğal peyzajı korumak olduğu projenin yapımında ağır iş makineleri kullanılmamış ve hiçbir ağaç kesilmemiş. Koyu renk sedir kaplama cephe ise yapının etrafını çevreleyen kozalaklı ağaçların kabuklarına referans verirken yapının kendisi de ağaçlar arasında bir kuş yuvasını andırıyor.

Büyük pencereleri sayesinde içine bol güneş ışığı alan yapının zemin katında, ikinci sahibi tarafından kullanılmış strüktür ve malzemeler korunmuş. Siyah bir odun sobası bulunan mekan, sürgülü bir cam kapıyla avluya ve ardındaki ormana açılıyor. Üst katta bol gün ışığı alan merdiven kovası etrafında kurgulanmış olan odalar yer alıyor. Aynı katta bulunan ve korkulukları olmayan ahşap köprü aşağıdaki yaşam alanına bakıyor. En üst katta yer alan, yine korkulukları olmayan dış teras sayesinde kullanıcıya doğa, hiçbir engele takılmadan sunuluyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL