Genç Türkiye’de modernleşme ile insanın kent için değil, kentin insan için var olması gerektiği anlayışı ile biçimlenen kentlerimiz, ilerleyen yıllarda benimsenen politikalar sonucu göç, kaçak yapılaşma ve gecekondulaşma; ardından siyasi iktidarlarca benimsenen imar afları, kentsel dönüşüm ve yenileme süreçleri ile bozulmuştur. Tarihsel miras ve doğal çevre tutarsız ve rant odaklı planlama politikaları nedeniyle geri dönülemez biçimde değişmiştir.

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıldönümünü karşılamaya hazırlandığımız ülkemizin, uygarlık yolunda ilerleme hedefinden uzaklaştırıldığı bu dönemde; Cumhuriyetin bağımsız, eşitlikçi ve özgürlükçü değerlerinin, eğitim, bilim, kültür, sanat, kentleşme ve diğer pek çok alandaki birikim ve kazanımlarının, tehdit altında bulunan ve giderek yok olan tarihi, doğal, kültürel ve mimari mirasının güncel durumunun ele alınarak içinde bulunduğu durumun tespit edilmesi ve gelecek öngörülerinin ortaya konması hedeflenmektedir.

Bu kapsamda ülke genelinde gerçekleştirilmesi benimsenen etkinliklerin; kentlerin kamusal belleğinde mekânlarda kentlilerin, yerel yönetimler, sanat, kültür, bilim insanları, akademisyenler, basın ve sivil-demokratik kuruluşların katılımıyla gerçekleştirilebilmesi, tartışma ve değerlendirme ortamı sağlayan programların oluşturulması hedeflenmektedir.

Biga Yarımadası Buluşması

2011 yılında Kanun Hükmünde Kararnameler ve ardından 2872 Sayılı Çevre Kanunu, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu değiştirilerek koruma politikalarında var olan güvenceler ortadan kaldırılarak yeni bir süreç başlamıştır.

Bu süreçte 2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından “Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi” ile doğal alanların daraltılarak yapılaşmaya açılmasını öngören çalışmalar başlatılmıştır.

Mevcut doğal sit alanlarını daraltarak yapılaşmaya açan, yerel toplumun yaşamının devamlılığı yerine turizm odaklı yatırımların önünü açan ve raporları toplumla paylaşılmayan bu çalışma sonucunda; Balıkesir ve Çanakkale illerinde doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi yoluyla koruma statülerinde, sınırlarında ve tanımlarında değişiklikler getirilerek mutlak koruma statüsündeki alanları yapılaşmaya açan planlar açıklanmıştır.

2014 - 2020 yılları arasında onaylanan “Balıkesir-Çanakkale 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzenli Planı” ile “1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı”nın ardından; 2021 yılında Çanakkale İlinde “Eko Turizm” amaçlı 1/5.000 ölçekli Nazım İmar ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planları onaylanmaya başlanmıştır. Son olarak ise 2022 yılı Mayıs ayında Balıkesir-Çanakkale 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzenli Planında “Eko-Turizm Alanları”na yönelik değişiklikler onaylanmıştır.

Eko turizm adı altında düzenlenen çevre düzenli planlarıyla, orman ve tarım alanlarında yapılaşma artmakta, mesire yerlerinin nitelikleri değiştirilerek orman ekosistemleri turizm, maden ve enerji sektörünün yeni rant alanı haline getirilmektedir.

Mimarlar Odası; kamu yararına ve toplum hizmetinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında; Biga Yarımadası ve çevresinin geleceğinin değerlendirilebilmesi ve sorunlara karşı ortak çözümler üretilebilmesini hedeflemektedir.

Bu bağlamda kentlilerin, kentli kuruluşların, ilgili tüm kesimlerin katılımını içeren ve merkezi-yerel yönetimlerle, bilim insanlarıyla, sanat çevreleriyle, sivil toplum hareketleriyle işbirliği kurulmasını hedefleyen “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Doğru: Biga Yarımadası Buluşması” Biga Yarımadası’nda Mimarlık ve Gelecek teması ile meslek ortamı ve tüm ilgilenenlerin katılımına açık olarak düzenlenmektedir.